EMEK HIRSIZLIĞI YAPMA KOPYALAMA

EMEK HIRSIZLIĞI YAPMA KOPYALAMA

ÇALIŞMA EKONOMİSİ FİNAL NOTLARI ( YAZILAR DÜZELTİLECEKTİR.)

SORU 1 : KLASİK TEORİ VE EMEĞİN TUNÇ YASASI KİMLER TARAFINDAN ORTAYA KONMUŞ VE GELİŞTİRİLMİŞTİR ?

CEVAP : CANTİLLON
                TURGOT
                A.SMİTH               

GELİŞTİREN : DAVİD RİCARDO 1817 İKTİSAT POLİTİKASI VE 
VERGİLEME PRENSİBLERİ ADLI ESERDE İLERİ SÜRMÜŞTÜR.

SORU 2 : SANAYİ DEVRİMİNİN İNGİLTEREDE ORTAYA ÇIKMASIYLA HANGİ GÖRÜŞ HAKİMDİR ? 

CEVAP : laisses faire ( bırakınız yapsınlar )

SORU 3 : KLASİK İKTİSADİ GÖRÜŞÜ SAVUNAN İKTİSATÇILAR ? 

CEVAP : A.smith
D.ricardo
J.S.Mill
J.B.Say
R.Malthus
F.Laselle

SORU 4 : ÜCRETİN TUNÇ KANUNU ADI KİM TARAFINDAN VERİLMİŞTİR ? 

CEVAP : Ferdinand Lasalle 

SORU 5 : ÜCRETİN TUNÇ KANUNU HANGİ TEORİYE DAYANIR ?

CEVAP : Malthusun Nüfus Teorisine dayanır.

SORU 6 : ÜCRETİN TUNÇ KANUNU NEDİR ? 

CEVAP : Ücret düzeyinin asgari geçim düzeyinin üstüne çıkmayacağını savunan klasik ücret teorisidir                     

SORU 7 : Malthus'un Nüfus Teorisini Açıklayın ?

CEVAP : Nüfusun Geometrik ve tarım ürünleri üretiminin aritmatik hızla artacağını ve aşırı nüfus artışının beslenme sorunları ve ölümlere yol acacağını ileri süren teoridir.   

EK CEVAP : insanlardaki üreme işgücünün insan iradesinden ve menfaat duygusundan daha kuvvetli olduğunu ileri sürer

ŞİMDİ DİPNOTLAR OLARAK DEVAM EDECEĞİM =====

ücretin tunç kanunu emeği tıpkı bir mal gibi değerlendirmiştir.

emek kıt olduğu zaman ücret yüksek , bol olduğu zaman düşük olacaktır.

işcilerin sayısı arttığı zaman ise kıtlık ( nedret  kanunu  ) devreye girecektir.

emeğin doğal ve piyasa olmak üzere iki değeri söz konusudur.

klasik iktisatçılardan D.ricardo 1823 yılındaki ekonomi politiğin ilkeleri adlı kitabında emeğin piyasa ücretinin doğal ücrete eşitlenme sürecini Matlhusun teorisine dayandırmıştır.

Klasik iktisatçılara göre uzun dönem '' emek arz eğrisi '' doğal ücret düzeyinde sonsuz esneklikte bir eğridir.

Klasik doğal ücret teorisi emek arzı ile ücretler arasında doğru orantılı mekanik bir bağ öngörür.

Klasik ücret teorisine ücretin tunç kanunu denilmesinin nedeni ücretin tunç sertliğinde sürekli asgari geçim düzeyinde kalacağı öngörülür.

Doğal ücret teorisinin başlıca hatalarından biri Malthusun Nüfus teorisine dayandırılmış olmasıydı.

klasik ücret teorisinin bir başka eleştirilen yönüde azalan verimler kanunun pratik sonuçlarının abartılmasıdır.

ÜCRET FONU TEORİSİ : 

ücretin işverenlerin bu amaçla daha önce ayırdıkları fonun bir fonksiyonu olduğunu savunan klasik ücret teorisidir.

tunç kanunu kadar karamsar bir teoridir.

tek tek işverenlerin ayırdıkları bu avanslar ücret fonunu oluşturur.

emek talebini belirleyen unsur işverenlerin emeği satın almak için ayırdıkları fonun miktarıdır.

J.S. Mill e göre sermaye/nufus oranını değiştirmenin dışında iş gücünün durumunu düzeltmenin başka bir yolu yoktur.

ücret fonu teoriside doğal ücret teorisi gibi malthusun  nüfus teorisine ve azalan verimler yasasına dayanır.

19 yy politik iktisatçıları ücret fonunu büyütmenin en pratik yolunun sınırsız rekabetin önündeki engelleri mümkün olduğunca ortadan kaldırmak olduğunu düşünmüşlerdir.

Amerikalı iktisatçı Francis Walkerin sözleriyle ücret fonunun miktarı kamunun düşüncesiyle , yasaların zoruyla , işverenler cephesinden sempati veya acıma duygusuyla veya işçiler cephesinden rica , yakarma , ve gayretleriyle arttırılmaz

ücret fonu teorisi 1863 yılından itibaren gelen eleştiriler sonrasında bizzat J.S. Mill in Fortnightly review dergisinde yayınladığı bir makalesinde bu durumu kabul etmesiyle değerini kaybetmiştir.

ücret fonu miktarının değişmez kabul edilmesi teorinin en zayıf halkasını oluşturmuştur.

ARTIK DEĞER TEORİSİ :

19 yy ın karamsar iş gücü piyasa koşulları geçerlidir.

Karl Max Tarafından geliştirilmiştir.

Doğal ücret teorisine eleştiri amaçla olmakla birlikte Klasik iktisat ekolü ile aynı varsayımlarından hareket etmiştir.

Emeğin diğer mallar gibi aynı değişim mekanizması içinde alınıp satıldığı görünümünü savunur.

Malın  değerinin belirleyicisinin emek olduğunu ve işvereninin işciye ürettiği değerin altında ücret vererek artık değer sağladığını ileri süren marksist ücret teorisidir.

Marx'a göre bir malın değerini belirleyen husus onun üretimi için harcanılan emek miktarıdır.

bütün serveti meydana getiren yegane unsur emektir.

Marx değerin tek belirleyicisi olarak emeği kabul eder.

Marksist artık değer teorisinin Klasik doğal ücret teorisinden iki açıdan farklılaştığını belirtmek gerekir.

Marx'ın savunduğu doğal ücret klasik iktisatçıların doğal ücretine göre daha yumuşak bir kavramdır.

Asgari geçim ücretine bu şekilde sosyal unsurlarında katılması ücretlerin bölgeler ve zamanlar arasındaki farklılıklarını açıklanabilir kılmaktadır.

Marx ayrıca kapitalist sistemin kaçılnılmaz sonucu olarak değerlendirdiği ekonomik krizlerin  ve sermayenin emeğin ucuz olduğu yerlere kayması gibi faktörlerin de emek talebinin yavaşlatan durumlar olduğunu savunur. bütün bu etkilerin sonucu ise İŞSİZLİKTİR.

Marx'a göre istihdamın arttığı konjonktürün genişleme dönemlerinde ortaya çıkan ücret artışları bile geçicidir.

Marksist yaklaşım açısından artık değerin olmaması ve ücretlerin malın bütün değerine eşit olması gerekir.

Artık değer işçinin hakkıdır. görüşünü savunan K.Marx

ücretlerin minumum geçim düzeyinin üstünde gerçekleşmesi , verimliliğin yükselmesi , işgücünün sendikaların  çatısı altında örgütlenerek ücretlerin belirlenmesinde etkili hale gelmeleri Marx'ın karamsar teorisinin geçerli olmadığını göstermiştir.

Marjinal Verimlilik Teorisi

20 yy başlarında ücret teorisi olan Marjinal verimlilik teorisidir.

Karl menger , Van Wieser , Von Böhm-Bawerk , Stanley jevonk , Francis Walker , J. Bates Clark ve Alfred Marshall gibi iktisatçılar formüle etmişlerdir.

Ücretlerin tam rekabet piyasası koşulları altında iş gücünün marjinal verimliliğine göre belirlendiğini savunan çağdaş ücret teorisidir.

Neo klasik marjinal verim teorisinde ücretlerin emek piyasalarında anahtar bir role sahip olduğu kabul edilmiştir.
****
Teori baz› varsay›mlara dayanmaktad›r. Buna göre hem ürün hem de emek piyasalar› tam rekabetçi piyasalard›r

Firmalar hem fiyat al›c›s› hem de ücret al›c›s›d›r

‹flçiler ve iflverenler ba¤›ms›z hareket ederler ve sendikalar ve hükümet müdahaleleri yoktur.

Marjinal Verim Teorisi’nin bir baflka varsay›m› da ‘k›sa dönem’ koflullar›n›n ge- çerli oldu¤unu kabul etmesidir

 K›sa dönemde sadece emek de¤iflken faktördür.

 Uzun dönemde her faktör de¤iflkendir

Teori iflgücünün homojen oldu¤unu ve eme¤in da¤›l›m›n›n fiyat mekanizmas› taraf›ndan gerçekleflti¤ini savunur.

Teoriye göre hem iflçiler, hem de iflverenler ‘rasyonel’ davran›rlar

Emek arz› ve emek talebi reel ücret oranlar› taraf›ndan belirlenir

. Çal›flanlar›n gelirleri emek arz ve talebi aras›ndaki iliflkiye ba¤l›d›r

istihdam eme¤in ücretini belirleyen verimlilik ile s›n›rl›d›r

–ceteris paribus- ücret art›fl› negatif e¤imli bir talep e¤risi üzerinde sa¤ afla¤›dan sol yukar›ya do¤ru hareketle gösterilir.

azalan getiriler kanunu sebebiyle istihdam artt›kça marjinal verimlilik azal›r.

Reel ücrelerdeki art›fl emek arz›n› uyar›rken emek talebini s›n›rland›r›r

Reel ücret düfltü¤ünde ise emek arz› azal›rken emek talebi artar.

Marjinal Verim Teorisi emek talebi aç›s›ndan Ücret Fonu Teorisi ile benzerlikler tafl›r

Marjinal Verim Teorisi çeflitli aç›lardan elefltirilere maruz kalm›flt›r.

elefltirilerin bafl›nda iflverenlerin ve yöneticilerin karmafl›k marjinal verim hesaplamas›n› yapmak için gerekli alg›ya sahip olmad›klar› gelmektedir

Marjinal Verim Teorisinin elefltirilen bir baflka yönü de kâr maksimizasyonu varsay›m›na dayanmas›d›r

Marjinal Verim Teorisi tam rekabet piyasas›n›n geçerli oldu¤unu varsayd›¤› için de elefltirilmektedir

Teori ayr›ca emek ve sermayenin tam istihdam›n› öngörmesi sebebiyle de elefltirmektedir.

PAZARLIK GÜCÜ TEORİSİ

‹lk kez J. Davidson taraf›ndan formüle edilmiştir.

Ücretlerin bir alt ve üst s›n›r aras›nda iflçiler ile iflverenlerin pazarl›k güçlerine ba¤l› olarak belirlenece¤ini savunan ça¤dafl ücret teorisidir.

Pazarl›k Gücü Teorisi’ne göre ücretlerin üst ve alt s›n›rlar› vard›r.

pazarl›k gücünü ‘kiflinin karfl› taraf› kendi flartlar› üzerinde anlaflmaya ikna edebilme yetene¤i’ olarak tan›mlamak mümkündür

Pazarl›k gücü dolayl› olarak çok say›da faktörle ba¤lant›l›d›r. Bu faktörleri üç grupta incelemek mümkündür. Bunlar makro ve mikro ekonomik faktörler ile yap›sal/kurumsal faktörlerdir.

Makro faktörlerin bafl›nda ‘ekonominin içinde bulundu¤u konjonktürel durum’ gelir

Grev Sigortas›: ‹flverenlerin önceden kendi aralar›nda bir sigorta fonu oluflturarak grev esnas›nda u¤ran›lacak sat›fl geliri kay›plar›n azaltmak için birbirlerine destek sa¤lad›klar› uygulamad›r.

‹flçi ve iflverenlerin pazarl›k güçlerini etkileyen ‘mikro’ ekonomik faktörlerin bafl›nda ‘üretimin yap›s›’ gelir

Pazarl›k gücünü etkileyen bir baflka faktör de yap›sal/kurumsal faktörlerdir. Baz› ülkelerde uygulanan ‘grev sigortas›’ buna örnek gösterilebilir.

DİĞER ÇAĞDAŞ ÜCRET TEORİLERİ   

Bunlar Etkin Ücret Teorileri, ‹çerdekiler- D›flardakiler Teorisi ve Örtülü (Z›mnî) Anlaflmalar Teorisi’dir.

Etkin Ücret Teorisi; Carl Shapiro, Joseph E. Stiglitz, George Akerlof ve Janet Yellen gibi isimlerin bafl›n› çekti¤i bir grup iktisatç› taraf›ndan,

‹çerdekiler-D›flardakiler Teorisi ise Assar Lindbeck ve Dennis Snower taraf›ndan öne sürülmüfltür.

Ücret art›fllar›n›n emek verimlili¤ini pozitif yönde etkileyece¤ini savunan Etkin Ücret Teorisi

Kenneth Arrow ve Gerard Debreu’nun gelifltirdikleri ‘belirsizlik alt›nda genel denge modeli’ ne dayanan Örtülü Anlaflmalar Teorisi

ÜCRET FARKLILIKLARININ NEDENLERİ 

 ‘ücret farkl›l›klar›n›n temel nedeni gerçek hayatta tam rekabet piyasas›n›n varsay›mlar›n›n geçerli olmamas›d›r’ diyebiliriz. Çünkü gerçek hayatta ifller ve iflgücü homojen de¤ildir

TELAFİ EDİCİ ÜCRET FARKLILARI

 Emek piyasalar›nda iflleri birbirinden farkl› k›lan unsurlar›n bafl›nda Telafi Edici Ücret Farkl›l›klar› gelir

‹fllerin alternatif çal›flma alanlar›nda olmayan ve arzu edilmeyen özellikler tafl›mas› durumunda bunu telafi etmek amac›yla iflçilere yap›lan fazladan ödemelerdir

Telafi edici ücret farkl›l›klar›n›n uygulamada iki yararl› fonksiyonu vard›r.

Birincisi istenmeyen ifllerde gönüllü çal›flmay› teflvik etmek,

ikincisi ise kötü koflullarda çal›flmay› kabul eden kiflileri ödüllendirerek ücret sistemini daha adil hale getirmektir.

Telafi edici ücret farkl›l›¤› (TEÜF) uygulamas›n›n çeflitli nedenleri vard›r. Ölüm ve yaralanma riski bu nedenlerin bafl›nda gelir.

Örne¤in daha güvenli ortamda imalat yapan bir iflçi ile binlerce santigrat s›cakl›kta maden eritme tesisinde çal›flan bir iflçinin ayn› ücreti almalar› adil olmaz.

TEÜF uygulamas›n› gerektiren nedenlerden biri de ‘gelir düzenlili¤i’ dir

Tar›msal faaliyetler, turizm sektö- ründeki ifller ve inflaat iflleri bunlara örnek gösterilebilir.

‘‹flin Statüsü’ TEÜF’ n› gerektirebilen bir baflka nedendir. Baz› ifller ve çal›flma ortamlar› sosyolojik olarak toplumun geneli taraf›ndan ‘yüksek prestijli’ baz›lar› ise ‘düflük prestijli’ olarak olarak de¤erlendirilebilmektedir

‹fller yap›lma flekli ve ‘iflçinin ifl h›z› üzerinde kontrolünün olup olmad›¤›’na göre de farkl›lafl›r

Son olarak ‘ücret art›fl ihtimali’ ile ‘yan ödemeler’in de TEÜF nedeni olabilece- ¤ini belirtmek gerekir

Di¤er fleyler eflitken rasyonel bireyler ilerleme imkânlar›n›n oldu¤u iflleri seçecekleri için ayn› imkan› sunamayan ifllerin –en az›ndan bafllang›çta- TEÜF sunmas› gerekir.

sadece ‘ç›plak ücret’ teklif eden iflyerlerinin de ç›plak ücretlerinin TE- ÜF’n› içerecek flekilde yeterince tatmin edici olmas› gerekir

TEÜF uygulamas›nda temel belirleyici olan unsur ‘emek arz›’ d›r.

İşlerin beceri gereklerinin farkı olması 

‹flleri birbirinden farkl› k›lan unsurlardan biri de beceri gereklerinin farkl› olmas›d›r. Klasik iktisatç›lardan Adam Smith’in ‘ifli ö¤renmenin maliyeti’ olarak tan›mlad›¤›

Etkin ücret ödemelerinden kaynaklanan farklılıklar 

Ancak konumuzla ilgisi aç›s›ndan etkin ücret ödemelerinin iflleri birbirinden farkl› (heterojen) hale getirerek emek piyasalar›nda ücret farkl›l›klar›na neden olabilece¤ini belirtmek gerekir.



Yorumlar

  1. BİLGİLER BENİM KONTROLÜMDE KOPYALANMASI ENGELLENDİ. EMEK VERDİĞİM İÇİN SADECE BU BLOGDAN DERS ÇALIŞMAK SİZLERE DAHA YARARLI VE BENİM AÇIMDAN DAHA KARLI BİR YATIRIM OLACAKTIR... :D HAYIRLI DERSLER

    YanıtlaSil

Yorum Gönder